TürkChat Blog

Türkiye Chat Portalı TurkChat.Gen.Tr

Hos Geldiniz

Bu site Klavye Bilgisayar katkilariyla yapilip, bir Kelebek.Gen.TR calismasidir..
Turkchat.GEN.TR de bizimle beraber oldugunuz sure icinde zamaniniz nasil gectiginin farkina varmak zordur.. Fakat onemli olan bizimle gecirdiginiz her dakikada size olumlu, pozitif sekilde isinize yarayacak bilgiler
tavsiyeler verilebilir.

'Yöresel Oyunlar' kategorisi icin arsiv

2010 Meb Halkoyunları Yarışması

Yazan: CoTa Tarih: Mar 4th, 2010 | Kategori:: Yöresel Oyunlar

4 SENE ÜST ÜSTE ŞAMPİON OLDUK..BUDA KANITI ;)

2010 Bursa Meb Halkoyunları Yarısmasında Şampiyon olan ekip Ali Osman Sönmez Halk Oyunları Ekibidir.4. Kez Üst Üste  şampiyon olarak bir rekora imza atmışlardır.Ayrıca Ali Osman Sönmez Halk Oyunları Ekibi Genç Grubuda AYnı Yarşmada Kosova Yöresi Oynayarak 3. Olmuştur.Ali Osman Sönmez T.l ve E.M.L Halkoyunları Eibini Tekrar Kutluyor ve Afyonda Yapılacak Bölge Yarışmasında Şehrimizi EN güzel şekilde Temsil Edeceğine İnanıyoruz.Tekrar Başarılar Diliyoruz. . .


Folklor

Yazan: CoTa Tarih: Mar 4th, 2010 | Kategori:: Yöresel Oyunlar

Köken bilimi

“Halk bilimi”, Arapça kökenli bir sözcük olan halk[2] ve Türkçe bilim sözcüklerinin bir tamlama oluşturmasıyla ortaya çıkmıştır. En basit haliyle halkla ilgilenen bilim anlamındadır. “Folklor” terimi ise Türkçe‘ye Fransızca‘dan geçmiş olup, folk (halk) ve lore (bilgi)’den gelmektedir. Terim ilk kez İngiliz araştırmacı William Thoms (1803-1885) 1846 yılında, Londra’da yayınlanan “Athenaeum” adlı bir dergideki yazısında kullanmıştır Thomas söz konusu yazısında halk edebiyatı ve halk gelenekleri konularındaki ürünleri inceleyen bilim dalına ad olarak Folklore teriminin kullanılmasını önermiştir. Johann Gottfried von Herder de Alman halkının otantik ruhu, geleneği ve kimliğinin belgesi olan folklorün kaydedilmesi ve korunması gerektiğini ilk savunan kişilerden biri olmuştur

Kavramın gelişmesi

Folklor kavramı 19.yüzyılın sözlü gelenekleri modern ideolojik amaçlar doğrultusunda birleştirmeyi arzulayan romantik ulusalcı ideolojinin bir parçası olarak gelişmiş ancak 20.yüzyılda etnograflar politik amaçlar dışında folklor kayıtları yapmaya başlamışlardır

Türkiye’de halk bilimi [değiştir]

Halk arasında “folklor” kelimesi ile sadece “halk oyunları” olarak algılanagelmiştir. Fakat yanlış kullanılmaktadır. Arzu Öztürkmen, Türkiye’de Folklor ve Milliyetçilik (1998, İletişim Yay.)adlı kitabında bu tarihsel süreci inceler ve Türkiye’deki folklor araştırmalarının tarihçesini dört ana bölüm kapsamında değerlendirir. Buna göre, Jön Türklerin ilgisiyle Osmanlı döneminde başlayan folklor araştırmaları daha sonra Halkevleri kapsamında sürdürülmüştür. 1947 yılında Ankara Üniversitesi’nde Pertev Naili Boratav öncülüğünde açılan Halkbilimi Bölümü, Boratav’ın görevden alınmasıyla ilk yıllardaki ivmesini kaybederken, Halkevleri çatısı altında gelişen halk oyuunları hareketi üniversite gençliğinin öncülüğünde yaygınlaşmış ve folklora olan akademik ilgi hızla popülerleşen halk oyunlarına kaymıştır. Ne var ki, folklor esasında halk kültürünün tamamını kapsar. Türkiye’de halk bilimi çalışmaları yirminci yüzyıldan çok daha önce bilimsel yöntemlerle olmasa da halk kültürünün öykülenerek aktarılmasıyla başlamıştır]. Özellikle Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi geniş birikimi ve canlı anlatımıyla bu tip eserlerin en önemli örneklerinden birini oluşturmaktadır[.Ayrıca Divan-ı Lugat, Dede Korkut Hikayeleri gibi önemli örnekler de halk bilimi çalışmalarında kullanılacak denli önemli bilgiler aktarmaktadır

Türk halk biliminin önemli figürlerinden biri; Nasreddin Hoca

Bilimsel anlamda folklor ile ilgili yazılar yirminci yüzyılın başında verilmeye başlanmıştır. 1913 yılında Ziya Gökalp, “Halka Doğru” adlı dergide, 1914 yılında Mehmet Fuat Köprülü de “İkdam” gazetesindeki yazılarında “Folklor” terimi yerine “Halkiyat”ı kullanmışlardır Daha sonra Rıza Tevfik Bölükbaşı “Peyam” gazetesi ekinde, Selim Sırrı Tarcan “TEM”de, Rauf Yekta “Darül Elhan Külliyatı”nda ilk "halk bilimi" yazılarını kullananlardır

Cumhuriyet’in ilanına kadar Türk halk bilimi ile ilgili araştırma, inceleme ve yayınların dağınıklığı dikkati çekmektedir. 1927 yılında Ankara’da “Anadolu Halk Bilgisi Derneği” adıyla kurulan, bir süre sonra adı “Türk Halk Bilgisi Derneği” olarak değiştirilen dernek Türk halk bilimine ilişkin çalışmaları başlatan ilk kuruluştur [3]. Çıkardığı “Halk Bilgisi Haberleri” adlı süreli yayınıyla ülkemizin çeşitli yörelerinden derlenen Halkbilim verilerini toplu bir biçimde sergilemiştir. Daha sonra Atatürk tarafından 19 Şubat 1932′de kurulan Halk Evleri[3], 1955 yılında “Folklor Araştırmaları Kurumu”, 1964 yılında “Türk Folklor Kurumu”, 1966 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Kurulan Milli Folklor Araştırma Dairesi” halk bilimine ilişkin ilk köklü çalışmaları başlatmışlardır.

Türk folkloründe bir başka önemli figürlerden biri Karagöz ve Hacıvat

Üniversitelerimizde ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Etnoloji ve Antropoloji kürsüsü ve Atatürk Üniversitesi’nde Halk Edebiyatına ilişkin çalışmaların dışında Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü (BÜFK) Orta Doğu Teknik Üniversitesi Türk Halk Bilimi Topluluğu (THBT) ve Anadolu Üniversitesi Halkbilim Araştırmaları Merkezi gibi kuruluşlar da Türk halk bilimini sürdüren araştırmalarda bulunmaktadırlar. Bunlardan başka Ankara’da HOY-TUR, TÜFEM, TUBİL, İstanbul’da FOLKTUR, FOYAK, İzmir’de İFAK, EFEM ve diğer illerimizde değişik adlarla kurulmuş amatör dernekler ve kuruluşlar Halk oyunları başta olmak üzere Türk halk bilimine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadırlar.

Türk Halk Bilimi’ndeki başlıca eksiklikler şunlardır

Kaynak Arzu Öztürkmen (1998) Türkiye’de Folklor ve Milliyetçilik (İstanbul, İletişim Yayınları)

  • Günümüze kadar derlenen materyaller sistemli bir biçimde düzenlenip arşivlenerek incelemeye hazır bir duruma getirilmemiştir. Bu amaca yönelik birkaç girişim ekonomik zorluklar, ilgisizlik ve desteksizlik yüzünden yalnız toplantı tutanaklarında kalmıştır

Halkbilimimizin bütün konularını kapsayan bir sözlükten henüz yoksunuz. Halkbilim çalışmalarında el altında bulundurulması gereken “Halkbilim Atlasları”nın hazırlanmasıyla ilgili çalışma da başlatılamamıştır


En Çok Oynanan Oyunlar

Yazan: RauL Tarih: Mar 4th, 2010 | Kategori:: Yöresel Oyunlar

Çiftetelli, Karşılama, Horon, Geldi Geldi, Ayancık Eymeleri, Karasuda Pazar Var, Muhtar Kaştan Aşıyor, Çimenci, Kadın Oyunu ve Halay’dır.

Konuları, güzellik ve sevgi üstünedir. Halk oyunları karşılama türünde olup; ritim ve figürler Kafkas oyunlarına benzer. Bu oyunlara davul zurna, def, saz ve mızıka ve tulum gibi enstrümanlar eşlik eder.

Giysiler, el tezgahlarında dokunan keten kumaşlardan el işlemelerinden yapılmıştır.