TürkChat Blog

Türkiye Chat Portalı TurkChat.Gen.Tr

Hos Geldiniz

Bu site Klavye Bilgisayar katkilariyla yapilip, bir Kelebek.Gen.TR calismasidir..
Turkchat.GEN.TR de bizimle beraber oldugunuz sure icinde zamaniniz nasil gectiginin farkina varmak zordur.. Fakat onemli olan bizimle gecirdiginiz her dakikada size olumlu, pozitif sekilde isinize yarayacak bilgiler
tavsiyeler verilebilir.

Economist’ten garip Erdoğan tanımı

Yazan: ChatLiaM Tarih: Eki 15th, 2011 | Kategori:: Haber

‘Belirsiz Yol’ başlıklı yazının ilk cümlesinde, ‘Türkiye Arap dünyasına bir model olmakla övünürken, eğilim 50 yıllık Avrupa Birliği’ne girme arzusunu yok olmuş gibi görme yönünde’ deniyor ve şöyle devam ediliyor;

“Gelişen bir ekonomi, laik demokrasi ve yenibölgesel güçle beraber, “Avrupa’ya kimin ihtiyacı var ki?” nakaratı da geliyor. 2005′te başlayan üyelik müzakereleri, Kıbrıs konusundakitartışmalar ve bazı Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’nin üyeliğine direnmesi nedeniyle durmuş halde. Bir yıldır yeni bir başlık açılmadı. Türkiye hava ve deniz limanlarını Rumlara açana kadar da yeni başlık açılmayacak, ki bu de pek olası değil.”

‘AKP kaygılanmıyor’

Müzakerelerdeki duraklamanın Avrupa Komisyonu’nun İlerleme Raporu’nda da not edildiğini belirten dergi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu durumdan pek kaygılanmadığını vurguluyor.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın da “Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne olduğundan daha çok ihtiyacı var” iddiasını dile getirmeyi sevdiği kaydediliyor.

Economist, Türkiye’de Avrupa Birliği üyeliğine verilen desteğin sürmesine karşın, ilişkilerin kötüleşiyor gibi göründüğünü belirtiyor.

Dergi, Amerikan düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu’nun araştırmasına göre, üyeliğe verilen desteğin geçen yılki yüzde 38′lik orandan, bu yıl yüzde 48′e çıktığını yazıyor.

‘AB’nin nüfuzu azalıyor’

Economist şöyle devam ediyor;

“Bu sırada, Türkiye’nin ne yapacağı pek belli olmayan başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Rumlar’ın Kıbrıs’ın güney kıyılarında doğalgaz aramasıyla ilgili olarak savaştan bahsedip, Washington’da ters tepki gördü. İngiltere ve Fransa’yı Libya üzerinde sömürgeci planlar yapmakla suçladı. İsmini vermediği bir Alman vakfının da PKK’yı finanse ettiği iddiasını dile getirdi. Hükümeti Arapçayı ilköğretim okullarında seçmeli dersler arasına sokmayı planlıyor ve Kürtlerin anadilde eğitim taleplerini hala geri çeviriyor.”

Economist, bu durumun kısmen Avrupa Birliği’nin azalan nüfuzunu gösterdiğini söylüyor.

‘Demokratikleşme sürüyor’

Dergi buna karşın, Türkiye’nin demokratikleştiğini belirtiyor ve Avrupa Birliği Komisyonu’nun ordunun azalan gücüne dikkat çektiğini vurguluyor.

Hristiyanların elinden alınan gayrimenkullerin bir kısmının iade edildiği, hükümetin terör şüphelilerinin 10 yıla kadar uzayan yargılama öncesi hapis süresini kısaltmayı planladığı belirtiliyor.

Dergi, “Daha da önemlisi hükümet 1980 darbesinden sonra yapılan anayasayı değiştirme planları konusunda muhalefetle görüşüyor” diyor. Yazı, şu satırlarla sona eriyor;

‘Türkiye’nin hala gidecek çok yolu var’

“Ama yine de komisyon eleştirecek çok şey buldu. Şu anda Türkiye’de tüm diğer ülkelerden daha çok sayıda gazeteci hapiste. Türkiye, kadına yönelik şiddet konusunda dünyanın en kötüleri arasında. Kürtlere karşı yeni operasyonlarda 3 binden fazla kişi gözaltına alındı. Buna 12 seçilmiş belediye başkanı ve 6 Kürt parlamenter de dahil. Daha bu hafta savcılar üç Kürt kadın parlamenter hakkında 150 yıl ceza istedi. Türkiye’nin çağdaşlaşma konusunda hala yapacak daha çok şeyi var”

BBC Türkçe


Kıvanç ve Erdoğan’ı hayal eden ülke

Yazan: ChatLiaM Tarih: Eyl 25th, 2011 | Kategori:: Magazin

Arap alemi başta olmak üzere tüm dünyaya yayın yapan, Suudilerin sahip olduğu Dubai

merkezli El Arabiya televizyon kanalının internet sitesinde dün yayımlanan bir yazıda, Başbakan Tayyip Erdoğan ile dizi yıldızı Kıvanç Tatlıtuğ karşılaştırıldı. Kahire Üniversitesi İngiliz Edebiyatı öğretim üyesi Sonia Farid imzalı yazıda, “2 Türk süperstarın” Mısır başta olmak üzere Arap aleminde toplumsal standartları değiştirdiği vurgulandı.

Yazıda şu ifadeler kullanıldı:

Mısır’da Gümüş çılgınlığı bitmiş değil. Kahire’nin en işlek otoyoluna konan reklam panosunda “Muhanned dönüyor” ifadesi yer alıyor. 100’den fazla Gümüş bölümü izlemiş olmamıza rağmen yeni bir sezon başlıyor. Tıpkı erkek vatandaşları gibi, kendilerine çok uzak bir örneğe gıptayla bakan Mısırlı kadınlar için üzülüyorum.

Birkaç gün önce aynı otoyolda arabamı sürerken bir başka Türk süperstarın “çok yakında” geleceği müjdeleniyordu. “Birlikte el ele geleceğe” yazısının üstünde Tayyip Erdoğan’ın resmi vardı. O gün Mısır’da Türk başbakana bir şekilde gönderme yapmayan tek bir tweet veya Facebook mesajı bulmak neredeyse imkansızdı. Mübarek rejiminin devrilmesinin ardından Erdoğan, Mısır’ın gelmiş geçmiş tüm sorularına cevap gibi görünüyordu.

Neden Muhanned?

KIVANÇ Tatlıtuğ’un Gümüş’te canlandırdığı karakterin adı Mehmet. Ancak Arap TV yayıncıları dizinin Arapça dublajını yaparken bu ismi Muhammed değil, Muhanned olarak çevirmeyi tercih etmişti. Tatlıtuğ’un karakterinin Müslümanlara örnek olmaktan uzak bazı hareketleri nedeniyle Hz. Muhammed’in ismiyle anılmasının tepki çekebileceği belirtilmişti. Bunun için Arapça’da cesaret ve gücü simgeleyen bir Hint kılıcının ismi olan Muhanned uygun görüldü.

Mısır’ın iyi çobanı

Muhanned’in kadınlara nasıl davranılması gerektiği konusunda tüm Mısırlı erkekleri utanç içinde bırakması gibi, Mısır’daki mevcut devlet başkanı adayları da Erdoğan ile kıyaslandığında sonsuz ölçüde yetersiz kalıyor. Erdoğan’ın Ortadoğu’da demokrasinin savunuculuğunu yaptığı konuşmayı izlemek üzere erkekler dahil herkes bir kez daha ekrana kilitlenmişti. O, Türkiye’yi Mısır halkının İyi Çoban’ı olarak taçlandırmak istiyor.

Yan dairedeki çocuk

Mısırlıların çoğu, Muhanned ile Erdoğan arasında bir bağ kuruyor, “Keşke bu iki isim de bizim ülkemizden çıksaydı” diyorlar. Muhanned Mısırlıların gördüğü ilk yakışıklı aktör değil. Ama onu Tom Cruise veya Antonio Banderas gibi isimlerden ayıran, Mısır ile yüzlerce yıllık tarihi ve kültürel bağları yaşayan bir ülkeden gelmesi. “Yan dairedeki” çocuk olması.

‘Ulaşılabilir’ seçenek

Benzer şekilde Erdoğan da bir süpermen değil. İyi bir siyasetçi olsa da, Türkler için kuşkusuz bir Mandela, Gandhi ve hatta Kemal Atatürk değil. Fakat Muhanned gibi o da şu anda en “ulaşılabilir” seçenek. Muhanned ile Mısırlı erkekler arasındaki gibi, Erdoğan ile Arap liderler arasında da bariz bir fark var.

Hürriyet


Erdoğan’dan Obama’yı şaşkına çeviren teklif

Yazan: ChatLiaM Tarih: Eyl 25th, 2011 | Kategori:: Haber

DANIŞMANI ANLATTI

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın New York’ta ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı, 1,5 saatlik görüşmeden çarpıcı bir anekdotu Başbakan Erdoğan’ın danışmanı şöyle anlattı:

“SİZ YİNE BAŞARDINIZ”

“Erdoğan sohbet havasında geçen görüşmeden ayrılırken, ‘Artık seçim çalışmalarına ağırlık verirsiniz. Şunun şurasında 13-14 ayınız kaldı’ dedi. Obama biraz sıkıntılı ‘Siz seçim sınavını bir kez daha başarıyla atlattınız. Benim işim sizin kadar kolay değil’ diye iç çekti.”

OBAMA ŞAŞIRDI, BOCALADI

“Bu sözler üzerine Erdoğan gülerek, ‘İsterseniz, gelip seçim mitinglerinizden birinde konuşayım.’ dedi. Obama’nın şaşkınlığını görecektin. Duraksadı, bocaladı, gülerek başını salladı…”

Amerika gezisine katılan gazetecilerden Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’ın köşesinde aktardığı ilginç anekdot.

Erdoğan ve topal ördekler

Başbakan Erdoğan’la bir New York gezisinin daha sonuna geldik. Siz bu yazıyı sabah okursanız dönüş yolunda uçuyor olacağız; yok öğleden sonra göz atarsanız vatan topraklarına ayak basmış olacağız.

New York’tan son yazıyı birkaç anekdota ve gözleme ayırayım.

Erdoğan’ın danışmanlarından biriyle kahvaltı masasında bir araya geldim. Konu, Başbakan’ın BM Genel Kurulu’na katılan diğer liderlerle yaptığı ikili görüşmelerinden açıldı.

“Farkında mısınız” dedim, “Erdoğan’ın görüştüğü Avrupa liderlerinden çoğu topal ördek. Hakeza ABD Başkanı Barack Obama da…”

(Not: “Topal ördek” iktidarı sallantıda olan siyasiler için kullanılan bir deyim.)

Sonra birkaçını saydım:

İspanya’da önümüzdeki kasımda erken genel seçime gidilecek. 2004′ten bu yana iktidarda olan İspanya Sosyalist İşçi Partisi’nin durumu o kadar umutsuz ki, Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero adaylığını bile koymadı. Yani siyasete veda ediyor.

Fransa’da önümüzdeki yıl cumhurbaşkanlığı seçimi var. Halk Nicolas Sarkozy’den öylesine yaka silkti ki, ana muhalefetteki Sosyalist Parti’den kim aday olursa olsun, onu silindir gibi ezip geçecek.

Almanya’da genel seçimler 2013′te. Ancak Başbakan Angela Merkel’in partisi Hıristiyan-Demokratlar eyalet seçimlerinde peş peşe öylesine ağır yenilgiler alıyorlar ki, iki yıl sonraki genel seçimin sonucu şimdiden belli: Sosyal Demokratlar ve Yeşiller koalisyonu uzun bir aradan sonra iktidara dönecek. Bir başka deyişle, 2005 Kasımı’ndan bu yana başbakanlığı yürüten Angela Merkel koltuğa veda edecek.

Danışman araya girdi, “Dur sana bir anekdot anlatayım” dedi:

“12 Haziran seçimleri akşamı Erdoğan’a tebrik telefonu yağdıranlar arasında Merkel de vardı. Aynen şöyle kutladı Başbakan’ı: ‘Herr Erdoğan, üst üste üç seçim zaferi. Hem de her seçimde oyunuzu artırarak. Biz böyle bir başarıyı ancak rüyamızda görebiliriz.’ Ses tonu ne denli etkilendiğini açıkça ortaya koyuyordu.”

Ben devam ettim:

“Ya Başkan Obama? Önümüzdeki yıl yapılacak başkanlık seçimlerinde Beyaz Saray’a veda etmesi olasılığı her geçen gün daha da artıyor.”

Danışman, “Dur sana bir anekdot daha anlatayım. Hem de o kadar taze ki bu anekdot, dumanı tütüyor” dedi:

“Sen de izledin, Başbakan’ın BM çerçevesindeki temasları kapsamında görüştüğü ilk liderlerden biri Başkan Obama oldu. Görüşme 1.5 saate yakın süren sıcak bir sohbet havasında geçti. Erdoğan ayrılırken, ‘Siz bundan böyle herhalde seçim çalışmalarına ağırlık verirsiniz. Şunun şurasında 13-14 ayınız kaldı’ dedi. Obama biraz sıkıntılı, ‘Siz seçim sınavını bir kez daha başarıyla atlattınız. Ne mutlu. Benim işim sizin kadar kolay değil’ diye iç çekti. Erdoğan güldü: ‘İsterseniz, gelip seçim mitinglerinizden birinde konuşayım!’ Obama’nın şaşkınlığını görecektin.”

- Erdoğan’ın bu önerisini nasıl karşıladı?

- Duraksadı, bocaladı, gülerek başını salladı.

- Peki, Obama “Gel” dese, Erdoğan kalkıp gelir mi?

- Vallahi de gelir, billahi de gelir ve Obama’ya destek için çatır çatır miting yapar.

Özetle; Erdoğan, Batı dünyasının en güçlü liderlerinden biri olarak bu New York gezimizde epey sükse yaptı, seçim başarısıyla epey meslektaşını kıskandırdı. Dedim ya; Obama, Merkel, Sarkozy, Zapatero, hepsi de topal ördek…

SABAH